İster amatör ister profesyonel olarak elektronikle uğraşanların en büyük derdi baskı devre yapımıdır. İlk defa yaptığımız bir devrenin baskı devresini dışarıda hazırlatmak çoğunlukla zordur. Baskı devre fabrikaları bir kaç adetlik prototipler için bile yüksek denecek meblağlar istemektedir. Asıl sorun ise zamandır. Baskı devre yapımı uzun zaman almaktadır. Devamını Oku
Mikro işlemciler bellekte saklanan belli bit dizilerine göre işlemler yapmak için tasarlanmışlardır. Bu bit dizilerine komut denir. Her mikro işlemci imal edilirken, bellekten hangi bit dizisini okuduğunda hangi işlemi yapacağı belirlenir. Mikro işlemci üreticilerinin ve mimarilerinin farklı olması her işlemci ailesinin (Intel x86, DEC Alpha, PowerPC gibi) yeni komutlara sahip olması sonucunu doğurmaktadır; yani tüm mikro işlemcilerin okuyup işlem yapabilecekleri evrensel bir komut kümesi yoktur. Devamını Oku
Mikroişlemci Yapısal Özellikleri
Mikro İşlemci Genel Özellikleri
Merkezi işlem birimi yani cpu bilgisayarın beyni olarak tanımlanabilir. Nasıl insan vücudunda tüm vücut aktivitelerini beyin yönlendiriyorsa bilgisayarda da bu işi cpu yapar.
Mikro işlemci milyonlarca transistör ve bunlardan oluşan mantık devrelerinden meydana gelen entegre devre yada çip şeklindedir. Cpu bilgisayarın işlem adımlarının tümünü yönetir. Ana kart üzerindeki tüm bileşenlerle bağlantısı vardır. İşlemci görevlerini yerine getirebilmesi için adres,bellek ve kontrol yolları ile donatılmıştır. Bilgisayarın genel performansı kullanılan işlemci ile doğru orantılı olarak değişir. Devamını Oku
A microprocessor incorporates most or all of the functions of a central processing unit (CPU) on a single integrated circuit (IC).[1] The first microprocessors emerged in the early 1970s and were used for electronic calculators, using binary-coded decimal (BCD) arithmetic on 4-bit words. Other embedded uses of 4- and 8-bit microprocessors, such as terminals, printers, various kinds of automation etc, followed rather quickly. Affordable 8-bit microprocessors with 16-bit addressing also led to the first general purpose microcomputers in the mid-1970s. Devamını Oku
ABL: Automatic Brightness Level: Otomatik parlaklık seviyesi
AC: Alternating Current: Alternatif akım
A/D: Analog to Digital: Analogtan dijitale
AM: Amplitude modulation: GM: Genlik modülasyonu
+B: DC kaynak gerilimi (ÖrneÄŸin ana filtre kondansatörünün pozitif ucu +B’dir. Battery’den gelmektedir.) Devamını Oku
“DoÄŸrusal bir devre, herhangi iki noktasına göre, bir akım kaynağı ve buna paralel bir direnç haline getirilebilir.” Bunun için;
1.Herhangi iki nokta uçları kısa devre iken geçen akım kaynak akımıdır Devamını Oku
Leon Thevenin (1857 – 1926) bir Fransız fizikçisidir. 1883′de adı ile anılan teoremi ortaya atmıştır.
Buna göre: “DoÄŸrusal direnç ve kaynaklardan oluÅŸan bir devre, herhangi iki noktasına göre bir gerilim kaynağı ve ona seri baÄŸlı bir direnç haline dönüştürülebilir” Elde edilen devreye “Thevenin”in eÅŸdeÄŸer devresi denir. Bu teoremin bize ne faydası vardır? Faydası ÅŸudur: Devrenin herhangi bir kolundan geçen akımı, diÄŸer kollardan geçen akımı hesaplamadan bulabiliriz. Devamını Oku
Kapalı bir elektrik devresinde bulunan gerilim kaynakları toplamı ile bu devredeki dirençler üzerinde düşen gerilimlerin toplamları eşittir. Devamını Oku
Bir düğüm noktasına gelen akımların toplamı ile bu düğüm noktasından giden akımların cebirsel toplamı eşittir. 1, 4, 5 nolu akımlar giden, 2 ve 3 nolu akımlar gelen olduğuna göre; İ 1 +İ 4 + İ 5 = İ 2 + İ 3 olur. Devamını Oku
Birden fazla devrenin oluşturduğu kolları üzerinde e.m.k. kaynakları ve dirençler bulunduran karışık elektrik devresine elektrik şebekesi (elektrik ağı) denilmektedir. Şebekede üç veya daha fazla iletkenin birleştiği noktaya da düğüm noktası denilmektedir. Böyle karışık bir devrenin incelenmesi, çeşitli kollardan geçen akım şiddetlerinin hesaplanması sadece Ohm yasasının uygulanması ile bulunamaz. Bu nedenle l845 yılında Alman fizikçi Gustav Robert Kirchhoff tarafından kendi adı ile anılan iki yasa geliştirmiştir. Devamını Oku
James Prescott Joule 1818 ile 1889 yılları arasında yaÅŸamış bir İngiliz Fizikçidir. Esasen Isı enerjisi ile Mekanik enerjinin eÅŸdeÄŸer olduÄŸunu göstermiÅŸtir ve “Joule” adı enerji birimine verilmiÅŸtir. Devamını Oku
Bir elektrik devresinde; akım, voltaj ve direnç arasında bir baÄŸlantı mevcuttur. Bu baÄŸlantıyı veren kanuna Ohm kanunu adı verilir. 1827 yılında Georg Simon Ohm ÅŸu tanımı yapmıştır: “Bir iletkenin iki ucu arasındaki potansiyel farkının,iletkenden geçen akım ÅŸiddetine oranı sabittir.”
R = V / I şeklinde ifade edilir. Burada R dirençtir. Bu direnç rezistans veya empedans olabilir. V volttur. İ de akım yani Amperdir. Devamını Oku
Transistör yari iletken malzemeden yapilmis elektronik devre elemanidir. Her nekadar diyodun yapisina benzesede çalismasi ve fonksiyonlari diyottan çok farklidir. Devamını Oku
LED (“Light Emitting Diode”, Işık Yayan Diyot), yarı-iletken, diyot temelli, ışık yayan bir elektronik devre elemanıdır. 1920′lerde Rusya’da icat edildi ve 1962 yılında Amerika’da pratik olarak uygulanabilen elektronik bir bileÅŸen haline getirildi. Oleg Vladimirovich Losev adlı bir radyo teknisyeni radyo alıcılarında kullanılan diyotlardan akım geçtiÄŸini fark etti ve 1927 yılında bir Rus gazetesinde LED hakkında buluÅŸlarını yayınladı. Devamını Oku